Lahusalık doğumdan sonraki 40 gün

Lahusaluğı bilir misiniz, yaşar mısınız bilmiyorum ama kendimi ne kadar hazırım desemde lohusa kafasını yaşıyorum ben hep…

Lahusalık; doğumdan sonraki 40 gün… Anneliğe adım atmanın tünelden geçişi diye adlandırıyorum, karanlık bir tünel. Bebeğini kucağını almanın mutluluğunu yaşamaya çalışırken geçen hafif bir depresif hal. Bir tarafta acıların devam ederken, tek yapman gereken süt üretmek olduğu düşünülen bir dönem. Sürekli emzir (göğüslerindeki yaralardan emzirebilirsen tabi) gazını çıkart (çıkartabilirsen tabi) yatır (uyursa tabi) her günün aynı olduğu, dakikaların saatlere, saatlerin günlere, günlerin haftalara karıştığı bir dönem. Diş fırçalamanın, banyo yapmanın, saçını taramanın, uyumanın, yemek yemenin ne kadar lüks olduğunu bir kez daha anladığın bir dönem.Uzmanları izlediğinde, dinlediğinde kendini ne kadar başarısız bir anne olarak hissettiğin bir dönem. Hele ki sosyal medyada 2 günlük bebeği ile fönlü saçlar ile çekilmiş fotoları görünce dibe vurduğun bir dönem. Sen günlerce üzerinden çıkartamadığın pijamaların ile bebeğini saatlerce uyutmak için uğraşırken, yeni doğum yapmış bebeğinin gün be gün kıyafet kombinelerini gördüğünde bu işte bir terslik olduğunu düşündüğün bir dönem.

Bunları neden yazıyorum biliyor musunuz; Heyyy pijaması günlerce üzerinde olan anne, banyo bile yapamayan, kendini Sütaş gibi hisseden anne yalnız değilsin demek için, yetersiz hiç değilsin diye yazıyorum. Ama geçecek diye ilave etmek istiyorum. Geçiyor 40 gün sonra tünelden çıkıyor anne. Bitmiyor ama yavaş yavaş düzene giriyor.

Neler yapın biliyor musunuz bırakabiliyorsanız 15 dakika bile olsa bebeğinizi bırakıp ekmek almaya siz gidin, markete gidin, sokağa çıkın, amaçsızca, nedensizce çıkın evden sadece dışarı çıkın. İnanın insana o kadar iyi geliyor ki, siz iyi olunca sütünüzde iyi oluyor, moralinizde iyi oluyor, gücünüzde iyi oluyor böylelikle bebeğinizde iyi oluyor.
Bazen bende kapılıyorum umutsuzluğa ,ne kadar sabırlı olduğumu düşünsemde düşüyor modum, omuzlarım. İşte o zaman içimdeki hiç büyümeyen o kız çocuğu geliyor yanıma kulağıma fısıldıyor. “Şiiişşşşttt, geçecek bu zor günlerde geçecek su gibi pırıl pırıl akıp gidecek.

Sevgiler

Yorumlayın, Cevap yazın, Fikirlerinizi paylaşın!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir