Minik Eller..

Yaz mevsimini çokkk severim. Güneşi severim bana verdiği enerji bambaşkadır.

Ama bu yaz bambaşka bizim için…

Heyecanımız hazırlıklarımız tüm hızıyla devam ediyor.

Evimize minik bir meleğin geleceği müjdesi tüm hazırlıklarımızın nedeni.

Öğrendiğimizde kendimize bile itiraf edemedik Poyrazımıza nasıl söyleyelim planları yaptık hep. Poyrazımın en büyük hayaliydi bir kardeşi olsundu kuzenleri çoktu ama evimizin içinde bizim çekirdek ailemiz 4 kişilik olsundu.

Nitekim bir gün hastane koridorunda o güzel haberi alınca ben gözyaşlarımı tutamadım ağlıyorum hiç kimse umurumda değil, gözyaşlarımdaki mutluluktu aktı aktı… Poyrazım yine ne oldu anneeee dedi asansör beklerken (Yine ne oldu! Bilir çünkü annesinin ne kadar duygusal olduğunu filmin hangi sahnesinde ağlayacağımı bilir döner bana bakar anne sulandı mı gözlerin yine der ) mutluluktan ağlıyorum dedim seni çok seviyoruz oğlum dedim… Arabaya inince söyleyeceğiz sana dedim. Otoparka indik arabaya bindik babası ile aldık karşımıza sana bir şey söylemek istiyoruz dedik. Durun dedi önce ben size bir şey söylemek istiyorum. Durduk… Biliyor musunuz bir kardeşimin olacağını hissediyorum (!) ve kardeşimin kız olacağını hissediyorum (!) dedi… Sustuk sustuk sadece sıkı sıkıya sarıldık kenetlendik üçümüz binlerce şükrettim Allah’ıma binlerce…

O gün bu gün hep takipteyim yediklerim içtiklerim hareketlerim hep takipte. 3 erkek tarafından çevrelendim resmen; eşim, oğlum, doktorum… Aramızda kalsın bazen gıcık oluyorum ama hep haklı çıkıyorlar. Bana uygulamak kalıyor her seferinde.

Malum yeni düzen, yeni yerleşim, yeni hazırlıklar, boya badana işleri, tadilatlar, mobilya seçimleri, renkler, desenler, perdeler, kolilerde eşyalarımız ooo evimiz cümbüş yeri. Olsun yorulmadan olmuyor; kolay olmuyor, kolay olanı benim olmuyor. Ailecek hareketi severiz zaten, yoğunluktan hiç şikâyet etmem bana bu dinamik iyi geliyor. Boş durmak hiç bir şey yapmıyor olmak bunaltır asıl beni.

Güzel koşuşturmalar bunlar dimi, hayat hep böyle gitmiyor her zaman, arada problem olmuyor mu, oda oluyor, stres oluyor, hastalık oluyor, sıkıntılar oluyor ama hepsini misafir olarak kabul edince inanın gelip geçiyor.

O yüzden bu yaz yazamadım bir şey, yaşadım sadece her anımızın tadını çıkartmaya çalıştım çalışıyorum da halen, kimseyle paylaşmaya kıyamadığım yığınla anılar, fotoğraflar biriktirdim.

Daha çok yazmak istiyorum ama şimdilik benden bu kadar. Bu dönemde hayatıma girenleri ve hayatımdan çıkartmak zorunda kaldıklarımı yazmak istiyorum size. Onu da bir sonraki yazımda paylaşırım, sağlıcakla kalın “an”ı yaşamaya bakın “mış” gibi yapmayın mutlu olun…

Sevgiler

Yorumlayın, Cevap yazın, Fikirlerinizi paylaşın!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir