Ne kitaplar ne hikayeler..

Geçenlerde bir yazı okudum. Yazıda aynen şöyle söylüyordu;

“Eğer bir ebeveyn çocuklarına her gün kitap okursa, bu çocuklar okula başladıklarında kendi yaş gruplarından neredeyse 12 ay daha ileride olacaklar. Çocuklara haftada üç ya da beş kez okumak bile kendilerine daha az kitap okunan çocuklardan bir altı ay daha önde başlamalarına sebep olacaktır” (Gerald)

Ben tabi ki bunu düşünerek bilerek oğluma okumadım kitap, olayın buralara kadar geleceğinin hesabını hiç tutmadım..

Yaklaşık 8-9 aylıkken başladım okumaya. Akşamları yatarken alırdık elimize kitabı o oyun oynardı kitapla, çekiştirirdi, pat pat yapardı, ceee yapardı felan… Ben tabi ki ” benim oğlum sevmeyecek galiba kitapları” diye düşünür üzülürdüm hep..

Tabi ki bunda da hiç yılmadım, mücadelemi hiç bırakmadım her akşam okudum, okuduk. Poyraz şuan 6 yaşında kitap okumadan yattığı akşamı saysak iki elin parmaklarını geçmez herhalde..

Ne kitaplar ne hikayeler haftanın 7 günü aynı hikaye kitabını okuduğumu biliyorum. Bazı dönemler takardı birine sürekli o kitabı okurduk. Her satırını ezberlerdim, yanlışlıkla 2 sayfa birden çevirirdim. Annee atladın galiba böyle değildi diye müdahalede bulunurdu hemen… Aynı kitaba saplanınca bir taktik bulayım dedim (kendimce) Kitapları üst üste sıralayacağız rakam seçeceğiz seçtiğimiz rakamdaki kitabı okuyacağız diye… Poyraz beni yine şaşırtmayı başarırdı, ben odaya gelene kadar kitaplarını üst üste sıralardı, okumamı istediği kitabı seçeceği sayıya koyardı.. Bom yine istediği kitabı okurdum. ☺ Ya da bana baskı yapardı 2 numarayı seç Anne 2 numarayı seç diye..

Okurdum diyorum baba çok yoğun olduğu için o dönemlerde Poyrazın uyku saatlerinde evde olmazdı. Ve ben okurdum kitaplarını. Sıralama şöyle olurdu banyo, arkasından süt eşliğinde kitap. Bu sıralama inanın hiç değişmedi. Poyrazın uyku hazırlıkları böyleydi.

Sonra biraz daha büyüyünce sorgulamalar artmaya başlayınca… Bu sefer 1 gece babası 1 gece ben okumaya başladım..

Ben bazen araya masallar ilave etmeye başladım. Biliyor musunuz küçükken bana kimse kitap okumazdı 5 kardeşiz hepimizin yaşları ard arda Annemin haline düşünemiyorum bile sadece hatırladığım ninniler vardı. O yüzden çok masalda bilmezdim.

Ta ki Poyraz doğana kadar Poyrazla her gün masal kitabı okuyunca masal bilgim zenginleşti☺ Hatta geçen yine bir masal anlattım. O an aklıma ne gelirse doğaçlama, ama içinde mutlaka bir inceden mesaj verilen masallardan . Poyraz, Anne geçen anlattığın masalı tekrar anlatır mısın çok hoşuma gitti dedi. Hani şu iki en iyi arkadaş Ozan ve Orhan..

Anlatırım tabi dedim başladım anlatmaya.. Ozan bir gün annesi ile kitapçıya gitmiş çünkü en sevdiği dergisinin bu ay ki sayısını almak istiyormuş dedim.. Poyraz atıldı hemen, “Annee Orhan gidiyordu kitapçıya Ozan onlara geliyordu” ☺ Aaaaa ben hikayeleri karıştırdım galiba deyip kıvırdım. Yani spontane gelişen hikayelerinde böyle riskleri oluyor her zaman..

Kıssadan hisse, ne okul başarısı nede arkadaşlarından daha ileride olsun değildi amacım. Tek istediğim kitapları, okumayı seven bir çocuk olması için tüm mücadelem. Zaman ne gösterir bilmiyorum tabi ki ama şimdiden en büyük kazancım Poyraz sayesinde okuduğum kitaplardan sürüyle size masal anlatabileceğim…

Sevgiler

Yorumlayın, Cevap yazın, Fikirlerinizi paylaşın!

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir